Bundan yaklaşık 4-5 yıl önce youtube’da ”in the barrel of a gun” adlı stüdyo kayıt videosunu keşfetmemle Emily Wells hayatıma girdi. Etrafı ensturmanlarla çevrili ufacık bir alanda kabiliyetin sınırlarının zorlandığı yüksek noktada şarkı söylemek. Synth’le, kemanla, davulla, oyuncak pianoyla, bir şarkıya tek başına eşlik etmek benim için bir özgürlük noktası. Emily Wells bir müzik insanının yaşayabileceği sınırsızlığa sahip, 32 yaşında, Indianapolis doğumlu, 3 LP ve 1 EP sahibi bir müzisyen.
                                                

Artık büyük prodüktörlerin müzik dünyasındaki etkileri git gide azaldığı aşikar. Müzisyenler artık ticari kaygı olmadan, daha özgürce müzik yapma telaşesindeler. Bu son yıllarda gözlemlediğim ve yaptığım röportajlardan edindiğim bir tecrübe. Tabi bu popüler olmuş sanatçıların cesaret edebileceği bir durum değil. Emily Wells’de bu furyanın insanı olmayı kabul etmemiş bir kişi.

Aradan geçen 5 senelik dinlemenin ardından dün Garanti Caz Yeşili Konserleri kapsamında Babylon’da sahne aldı. İstanbul’un güzelliğinden etkilendiğini tweet atan Emily, bu duygusunu sahnede de dile getirdi. Oldukça sade bir görüntüsü vardı. Bu coolluğu seviyorum. Denim üstü tshirt. Grişini son albümü Mamadan Passenger ile gerçekleşti.
Her şarkının loopları,synthleri, back vocal ve sesleri canlı olarak kaydetti.Bu etkiliyeciğin yanı sıra şarkıların hikayesini de anlatınca fantastik sesiyle fantastik bir performans gerçekleştirmiş oldu. Benim için de süpriz olan 2 cover vardı;  Elvis Presley – Fever ve Haddaway – What is love. Başarılı sayılırdı fakat tek eksi yanı setlist olarak yetersiz geldi. Beautiful Sleepyhead &the Laughing Yaks albümünden daha fazla şarkı bekledim. 10 parça + 2 şarkı Bisle  ”Şerefe” diyerekkonserini tamamlamış oldu.